5 Mayıs 2010 Çarşamba

Kısa Kısa Notlar...

"Kısa Film Yazmak" kitabından:
Katalizör
Bir kişinin başına beklenmedik bir olay gelir. Kişi nasıl tepki verir? Dğeişmeye çalışarak mücadele mi eder, yoksa kaçmayı mı dener? Yoksa önce mücadele eder sonra kaçmaya mı karar verir ya da tam tersini mi yapar? Tümüyle bu ruhsal durum, karakterin davranışında nasıl kendini gösterir? İzleyicinin ne olup bittiğini anlayabilmesi için bu bilgiler önemlidir. [Pat Cooper - Ken Dancyger]

"Sırça Köşk"ten:
Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız. Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa, onun yıkılmaz, devrilmez bir şey olduğunuz sanmayın. En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter. [Sabahattin Ali]

Nuri Bilge Ceylan'ın "Köprüdekiler" filmi hakkındaki yorumu:
Zarif ve çok katlı bir kararlılığa sahip bir biçim ile buyurgan olmayan bir çözümlemeyi biraraya getirebilmiş ender bir film. Tuhaf bir şekilde sahici ve spontane ama aynı zamanda her şeyin kıvrak bir zeka tarafından bütünüyle kontrol altında olduğunu hissettiren detaylar...

Tanpınar'dan:
Dostum, işler bizden sonra dünyaya gelmişlerdir. İşleri onları görecek adamlar icat eder. Biz de bunu icat ettik.

Edip Cansever, vazgeçemediklerim:
"Gölgen yok senin, ayak izlerin yok
Neden mi, acılar barınmamış ki sende
Mutluluk yok, mutsuzluk yok"

Ben Ruhi Bey Nasılım:

"Oysa sıkıntıyı buruşuk bir iç çamaşırı gibi saklayan
Bu kımıltısız gövde
Görülmemiştir ki hiç görülsün şimdi.
...
Ama var mıydı sanki görülmeyi isteyen"

"Nerdeyim
Kelebeklerden dokunuşlar alan bir yaprak gibi inceyim
Para bozduranların az çok bildiği
Adres soranların gene bildiği
Bir sokakta bir aşağı bir yukarı
Saatlerce dolaşanların hemen hemen bildiği
Amansız bir güceniğim"

"Gözlerim, gözlerim benim
Denizi ilk defa gören bir çocuğun
Birdenbire yaşlanması neyse."

"Tuhaf bir su içmişim de sanki içim görünüyor"

"O kadar ilginçtir ki yüzü, ayakları bilmem var mıdır
...
Gülmesi hüznüne
Konuşması susmasına batar."

"Çünkü insan yalnızken katettiği yollardan
Ne zaman geri dönse yeni bir haber getirir."

Rilke'den:
Kim olduğumu ne bilirlerdi
Korkunç zordu beni sevmek; ve ben,
Buna yalnız biri'nin gücü yeteceğini
Seziyordum. ama, o, biri, istemiyordu henüz.

Shakespeare:
Ben şimdiye kadar, yürek acısına kulaktan şifa verildiğini duymadım.

Holden Caulfield:

"The goddam movies. They can ruin you. I'm not kidding."

"The reason I did was because she knew quite a lot about the theater and plays and literature and all that stuff. If somebody knows quite a lot about those things, it takes you quite a while to find out whether they're really stupid or not."

3 yorum:

Adsız dedi ki...

Blogun tamamını henüz okumadım ama güzel konular var. Tebrikler.:)

ilke kelesoglu dedi ki...

teşekkür ederim. arada uğrayıp birkaç cümle okusanız yeter ;)

éLLa dedi ki...

hepsi birbirinden guzel, birbirinden anlamli notlar. bi kismini not ettim arisivime. tskler

Yorum Gönder

 
;