5 Nisan 2012 Perşembe 0 yorum

Buffalo 66 - Spending Time

Sevgili Öktem Başol Hocama beni bu filmle tanıştırdığı için ne kadar teşekkür etsem az. Buffalo 66 Vincent Gallo'nun acayip bir filmi. Film hakkındaki genel bilgileri paylaşmayacağım ama bu acayip mizah anlayışını ve garip gerçeklik duygusunu sizlerle paylaşmak istiyorum.

Aileyi ikna etmek hep çok zordur. İnsanı kendisinin bile inanmayacağı şekle sokabilir. Ama inanç yavaş yavaş inşa edilebilen bir kavram. Film en azından bu umudu barındırıyor.

"Birlikte vakit geçiren karı kocaymış gibi yapıyoruz. Sadece vakit geçiriyoruz. Birbirimize dokunmuyoruz. Birbirini seven karı koca gibiyiz."




4 Nisan 2012 Çarşamba 0 yorum

Sinek Isırıklarının Müellifi - Barış Bıçakçı



Barış Bıçakçı'nın son kitabı Sinek Isırıklarının Müellifi beni çok etkileyen kitaplar arasına girdi. Bıçakçı'nın çözümlemeleri şaşılacak derece incelikli ve derinlikli. Her sayfada bir kenara not etmelik cümleler bulabilirsiniz. Başta notlar aldım ancak sonra neredeyse bütün kitabı yazacağımı fark edip vazgeçtim. Kitabın bir tür kendini bulma rehberi olduğunu düşünüyorum. Tabii ruhunu kendinize yakın bulmuşsanız.

"Siz de bilirsiniz, anlatmaya değer şeyleriniz olduğunu, bir gün bunları anlatacağınızı, yazacağınızı düşünmek ne güzeldir ve bu düşünce bir kez yer etti mi nasıl da perişan eder insanı! Şu dünyadaki en yüksek mertebe olan okurluk mertebesi size yetmemeye başlar. İnsan olmak size yetmemeye başlar. Dünya olmak istersiniz."


10 Temmuz 2011 Pazar 0 yorum

Bilim ve Sanat



"İlk gençlik yıllarımda roman yazmanın dehşetli bir iş olduğunu düşünürdüm, bugün sadece yorucu bir iş olduğunu düşünüyorum. Ben belki de büyük bir bilim adamı olmak isterdim. Büyük bir bilim adamı olduğuna inandığım profesör bir arkadaşım da romancı olmak isterdim diyor, anlaşamıyoruz. Olduğundan başka türlü olmak isteyenlerin ülkesinde yaşıyoruz herhalde. Bu durumun da içinden çıkacağımıza güveniyorum."

Oğuz Atay
14 Ocak 2011 Cuma 0 yorum

ACI MUT


Önce sevinç uyutmadı beni hiç, ardından
Üzüntüler nöbet tuttu bütün gece içimde.
Sonunda ikisi de gidince başımdan
Uyumuşum, ama ah, her bahar gecesi
Bir yaşlı güz sabahı getirdi ardından.

Bilirsin, senin derdin benimdi hep
Benimki de bilirim, tümüyle senin
Paylaşmazsam bir sevinci seninle
Hiç olmadı benim de sevincim.

Bertolt Brecht
6 Ocak 2011 Perşembe 0 yorum

Kargalar Gülüyollar!

Büyük oyuncu İlke "İtalyan" yapıyor!!!


Dostum kargalar gülüyolar aslında! Korkmuyolar dostum! Kargalar gülüyolar!

Crows are laughing!
3 Ocak 2011 Pazartesi 1 yorum

7 Tane Rakam

Hatırımda sadece Nergis'in numarası vardı. Onunla da dargındık. Onur'a bir şekilde ulaşmak zorundaydım. Bulunduğum yerden hiçbir yere kımıldayamıyordum. Elimde, içinde bilmediğim numaraların olduğu bir telefon vardı. Her tarafı beyazlara boğulmuş bu hastane odasında Nergis'i neden arayamayacağımı kendime tekrar tekrar anlatıyordum.

Büyük bir tartışmaydı. Zaten yakın arkadaşlarla küçük tartışmalar yapılmazdı. İlk büyük tartışmamız ve son konuşmamızdı. Terk eden bir sevgili gibi eşyalarımı toplayıp, çıkıp gitmiştim. Bir daha onun yüzünü görmeyeceğime yemin etmiştim. Kavganın sebebini belki daha sonra anlatırım. Şimdi Onur'a nasıl ulaşacağımı bulmam gerekiyor.
1 Ocak 2011 Cumartesi 0 yorum

DONDURMACININ ÇIRAĞI


"Azıcık pişmanlığa benzemiyor mu bu rahatlık? diye düşündüğüm oluyor. Hayır hayır! Pişmanlığın tadı da başkadır. Ah küsüşüne, küstürdüğüme pişman olabileceğim bir arkadaşım olsa da gidip ayaklarına kapansam!.. Çocuklar gibi "Yalvarma!" dese de yine konuşmasa. O güzel pişmanlık hissi çocuklukta kaldı. Şimdi nerede? Ara ki bulasın. Sonuna kadar küsüp yeni dostluklar kuracağız. Bu iş sonuna kadar böyle gidecek. Kim bilir belki de bu böyle olduğu için, tecessüsümüz hiç eksilmeden yeniden yeniye doğduğu için yaşamak insanlarla beraber güzel değilse bile çekici bir şeydir."

Sait Faik Abasıyanık
 
;