10 Temmuz 2011 Pazar 0 yorum

Bilim ve Sanat



"İlk gençlik yıllarımda roman yazmanın dehşetli bir iş olduğunu düşünürdüm, bugün sadece yorucu bir iş olduğunu düşünüyorum. Ben belki de büyük bir bilim adamı olmak isterdim. Büyük bir bilim adamı olduğuna inandığım profesör bir arkadaşım da romancı olmak isterdim diyor, anlaşamıyoruz. Olduğundan başka türlü olmak isteyenlerin ülkesinde yaşıyoruz herhalde. Bu durumun da içinden çıkacağımıza güveniyorum."

Oğuz Atay
14 Ocak 2011 Cuma 0 yorum

ACI MUT


Önce sevinç uyutmadı beni hiç, ardından
Üzüntüler nöbet tuttu bütün gece içimde.
Sonunda ikisi de gidince başımdan
Uyumuşum, ama ah, her bahar gecesi
Bir yaşlı güz sabahı getirdi ardından.

Bilirsin, senin derdin benimdi hep
Benimki de bilirim, tümüyle senin
Paylaşmazsam bir sevinci seninle
Hiç olmadı benim de sevincim.

Bertolt Brecht
6 Ocak 2011 Perşembe 0 yorum

Kargalar Gülüyollar!

Büyük oyuncu İlke "İtalyan" yapıyor!!!


Dostum kargalar gülüyolar aslında! Korkmuyolar dostum! Kargalar gülüyolar!

Crows are laughing!
3 Ocak 2011 Pazartesi 1 yorum

7 Tane Rakam

Hatırımda sadece Nergis'in numarası vardı. Onunla da dargındık. Onur'a bir şekilde ulaşmak zorundaydım. Bulunduğum yerden hiçbir yere kımıldayamıyordum. Elimde, içinde bilmediğim numaraların olduğu bir telefon vardı. Her tarafı beyazlara boğulmuş bu hastane odasında Nergis'i neden arayamayacağımı kendime tekrar tekrar anlatıyordum.

Büyük bir tartışmaydı. Zaten yakın arkadaşlarla küçük tartışmalar yapılmazdı. İlk büyük tartışmamız ve son konuşmamızdı. Terk eden bir sevgili gibi eşyalarımı toplayıp, çıkıp gitmiştim. Bir daha onun yüzünü görmeyeceğime yemin etmiştim. Kavganın sebebini belki daha sonra anlatırım. Şimdi Onur'a nasıl ulaşacağımı bulmam gerekiyor.
1 Ocak 2011 Cumartesi 0 yorum

DONDURMACININ ÇIRAĞI


"Azıcık pişmanlığa benzemiyor mu bu rahatlık? diye düşündüğüm oluyor. Hayır hayır! Pişmanlığın tadı da başkadır. Ah küsüşüne, küstürdüğüme pişman olabileceğim bir arkadaşım olsa da gidip ayaklarına kapansam!.. Çocuklar gibi "Yalvarma!" dese de yine konuşmasa. O güzel pişmanlık hissi çocuklukta kaldı. Şimdi nerede? Ara ki bulasın. Sonuna kadar küsüp yeni dostluklar kuracağız. Bu iş sonuna kadar böyle gidecek. Kim bilir belki de bu böyle olduğu için, tecessüsümüz hiç eksilmeden yeniden yeniye doğduğu için yaşamak insanlarla beraber güzel değilse bile çekici bir şeydir."

Sait Faik Abasıyanık
28 Aralık 2010 Salı 0 yorum

Kendini Fark Eden Hikayeler


Arşivlerde yer etmeli klişesini ben de destekliyorum ve mutlaka okunmalı diyorum Murat Gülsoy'un yeni öykü kitabı Tanrı Beni Görüyor mu? için.

Aslında yeni öyküleri yok. Ama Kendini Fark Eden Hikayeleri derlediği bir kitap.

Birkaç tane alıntı da burada:

"Aklıma dizelerin geldi, evet... Ama o anda bunları söylemek o kadar abes olurdu ki. Şiir söylenemiyorsa aşktan söz edilmiyor demektir." - Şaire Mektuplar

"Hayat ağacının kökleri dolanıyor boynuma. Daha fazla sorgulamamı isterdin. Denedim. Soruların azalmasıymış yaşlanmak. Ben cevapları hiç merak etmedim ki..." - In Medias Res

"İnsan iyi bir suskunluk içinde kendini tamamen yitirebilir." - Yazı Çölü
14 Eylül 2010 Salı 0 yorum

Takma Dişler - Kısa Film

Filmi tamamladık!!! Buradan izleyebilirsiniz.

http://vimeo.com/16322122

Filmin künyesi:

yönetmen: ilke keleşoğlu
senarist: ilke keleşoğlu
yapımcı: çamur films
yürütücü yapımcı: ahmet keleşoğlu
görüntü yönetmeni: alpgiray m. uğurlu
ses: uğur savcı
yardımcı yönetmen: tufan kesen
storyboard: türkan keleşoğlu
tiyatro işık: yaşar serindağ
oyuncular: murat uysal, halil uzel, s. umut kaya, irem akçay, şeniz karaöz, cafer ilhan, atakan aktaş, özlem çolak, ümit kutbay, ahmet erdoğan, ayhan budak



İlk kısa filmim "Takma Dişler"le karşınızdayım efendim. Kadim sevdiklerim sayesinde filmi tamamlamış olmanın haklı huzurunu yaşıyorum. Şimdilik gurur yok. Gururu siz duyacaksınız. Filmin kurgusunu henüz tamamlamadık. Ama ben bir fikir vermesi açısından kısa bir teaserla sizlere bir nevi ön izleme yapıyorum. Teaserım teaser olsun mu???

 
;